Hayat etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster
Hayat etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster

Karış Karış Satılan Türkiye

11:02 zaman: 11:02

Türk Telekom, Arap'ın.

Telsim İngiliz'in.

Kuşadası Limanı İsrailli'nin.

İzmir Limanı Hong Konglu'nun.. .

Araç muayene işi Alman'ın.

Başak Sigorta Fransız'ın.

Adabank Kuveytli'nin.

İETT Garajı Dubaili'nin.

Avea Lübnanlı'nın.

Petkim? Ermeni'nin. (Kazak'a sattık, dediler. Kazağı bi çıkardık.. Ermeni...)

Rakı , Amerikalı'nın.

Finansbank Yunanlı'nın...

Oyakbank Hollandalı'nın.

Denizbank Belçikalı'nın.

Türkiye Finans Kuveytli'nin.

TEB Fransız'ın.

Cbank İsrailli'nin.

MNG Bank Lübnanlı'nın.

Alternatif Bank Yunanlı'nın.

Dışbank Hollandalı'nın.

Şekerbank Kazak'ın.

Yapı Kredi'nin yarısı İtalyan'ın.

Turkcell'in yarısı Finli'nin Rus'un.

Beymen'in yarısı Amerikalı'nın.

Enerjisa'nın yarısı Avusturyalı'nı n.

Garanti'nin yarısı Amerikalı'nın.

Eczacıbaşı İlaç, Çek'in.

İzocam, Fransız'ın.

TGRT(Fox) Amerikalı'nın.

Demirdöküm Alman'ın.

Döktaş Fransız'ın.

Süper FM Kanadalı'nın.

Hepsi TÜRKtü.
Sadece 4.5 yıl önce.

ASIL DEĞERİ 9 (DOKUZ) TRiLYON DOLAR DiKKAT 9 MiLYAR VEYA 9
MiLYON DEGiL 9 TRiLYON DOLAR... ABD SADECE 40 KIRK MiLYON DOLARA KAPATACAK. YAZIKLAR OLSUN....KAPTIRANA, VERENE SUSUP SEYREDENE....

HEPİNİZİN BİLDİĞİ GİBİ ETİBANK öZELLESTİRİLECEK.. (VE
ALICISI AMERIKA :-) VE BOR İŞLETMELERİ ETIBANK BÜNYESİNDE. KONULAN FİYAT 40 MİLYON $. LÜTFEN BİR DAHA OKUYUN VE LÜTFEN HERKESE İLETİN... YASADIĞIN DÜNYAYI SORGULAYAMIYORSAN, BARI ÜLKENİ SORGULA.....
Önemli! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ..

Borla çalışan araba üretildi, Türkiye kiskacta. Arabayi bor madeniyle calistiracak patentli 600 proje oldugu ortaya cikti.Turkiye, dünya rezervinin yüzde 70`ine sahip ve uluslararasi teroristler Türkiye uyanmadan bu kaynagi ele gecirmeyi planliyor.

TMMOB
ÇEVRE MÜHENDİSLERİ ODASI
İSTANBUL ŞUBESİ

Erdal Atabek "Tehlikenin Farkında mısınız?"

10:27 zaman: 10:27

Uyumayın uyuyanlarıda uyandırın, korkmayın heryerde konuşun konuyu siz açın takside taksiciye konuşun, apartmanda kapıcıya konuşun, sakallı gazete bayinize konuşun, eve gelen gündelikçiye konuşun.

Anlatın eğer Fethullah dindarsa peygamber gibi ise Fethullah neden Amerikada yaşıyor ?

Neden Mekkede Kabe yakınlarında bir malikanede değilde Amerika da FBI
çiftliğinde.

Söyleyin bu zat değilmiydi 25 yıl o cami senin bu cami benim salya sümük ağlayarak FAİZ haram diyen ?

Sorun kapıcınıza peki BANK ASYA nedir ?

Önce Alıştırma - Sonra Uyuşturma...

Önce alıştırmanız gerek

Görüntüye.

Seslere.

Hareketlere.

Sessizliğe.

Çevrenizde olup bitenlere.

Yavaş yavaş alıştırırsınız.

Alışırlar.

Türbana.

Çarşafa, peçeye.

Taşyapıya.

Oğulların gemilerinin olmasına.

Çocukların televizyon kurmasına.

Yakınların yolsuzluklarına.

Sevgililere alınan evlere.

Çokeşliliğe.

Erkeklerin, kadınların ayrı ayrı oturmasına.

Ramazanda öğle yemeği verilmemesine.

Beyaz takkeyle gezenlere.

Hem de öyle alışırsınız ki size çok doğal gelmeye başlar.

Bizde böyle deyip geçmeye başlarsınız.

'Galiba demokrasi bu da biz mi anlamıyoruz?' diye kuşkulanırsınız.

Sonra da uyuşursunuz.

Yavaş yavaş uyuşursunuz.

İçinizden bile tepki duymaz olursunuz.

'En az üç çocuk yapın' derler, dinler geçersiniz.

'Bizi azaltmaya çalışıyorlar' derler, gülme duygunuz bile kaybolmuştur.

'Batı'nın ahlaksızlığını aldık' derler, öyle dinler durursunuz.

Uyuşturmuşlardır sizi.

Bir yandan Çanakkale zaferini kutlarsınız.

Öte yandan Çanakkale savaşını yıllar sonra kaybettiğinizi bile fark etmezsiniz.

Başbakanınız planlarını Amerika'ya açıklar.

Siz burdan dinlersiniz.

Amerika Ankara'yı işgal etmektedir.

Siz İngilizce öğrenmeye çalışırken durumu göremezsiniz.

***

Alışırsınız ve uyuşursunuz.

Geçmişe dalıp gitmişken,

Geleceği kaybetmekte olduğunuzu fark edemezsiniz.

Plan da bunun için yapılmıştır.

Önce alıştırma.

Sonra uyuşturma.

Yüzünüze demokrasi derler, arkanızdan gülerler.

Yüzünüze çokkültürlülük derler, arkanızdan bölerler.

Yüzünüze değişim derler, arkanızdan soyarlar.

Yüzünüze gelişim derler, arkanızdan bakarlar.

Alışırsınız.

Uyuşursunuz.

Tehlikenin farkında mısınız?

ERDAL ATABEK

Doğum Lekesi

22:34 zaman: 22:34


İnsan hayatında yaşanabilecek ilginç olaylardan biri bence. Benim bildiğim bayanlar hamileyken birşey yerse ve bu yediği elini vücudunda bir yere sürerse bebek doğduktan sonra o noktada leke oluşuyor. Zeytin, Muz, Ciğer lekelerine çok şahid oldum. Bugün de ufak bir araştırma yaptım. Yapılan açıklamalarda doğum lekelerinin hamilelik sırasında olmadığı yönünde fakat neyin sebep olduğuda bilinmiyormuş.

İşte doğum lekeleri konusunda yapılan açıklamalardan bir kaçı...

Doğumsal Lekeler Doğum lekeleri nedir?
Bir çok bebekte doğduklarında doğum lekeleri mevcuttur. Bazı bebeklerde bu lekeler yaşamın ilk haftalarında ortaya çıkarlar. Bu lekeler kahverengi, bronz, pembe veya kırmızı olabilirler. Her yüz doğan bebeğin 10'unda doğum lekesi vardır. Bu lekeler deride kan damarlarının demetler halinde bir araya gelmesi ile oluşurlar. Bu lekeler düz veya kabarık, pembe,kırmızı veya mavimsi görünümdedirler.

Doğum lekelerinin nedeni nedir?
Doğum lekelerinin temel oluşum nedeni bilinmemektedir. Birçok doğum lekesi kalıtsal değildir ve gebelik esnasında olan bir olaydan kaynaklanmazlar.

Doğum lekelerinin farklı tipleri nelerdir?
Birçok değişik tipte damarsal doğum lekeleri bulunmaktadır. Bazen doğum lekelerine kesin tanıyı koyabilmek için, haftalarca veya aylarca takip etmek gerekebilir. En yaygın damarsal doğum lekeleri düz lekeler, hemanjiomlar ve portwine stain( porto şarabı lekesi)dir. Damarsal doğum lekelerinin bazı nadir tipleri de vardır.

Düz lekeler
Düz lekeler soluk, hafif kırmızı renkte lekelerdir. Bu damarsal lekelerin en sık rastlanılan tipidir. Genellikle alında ve göz kapaklarında görüldüklerinde melek öpücüğü olarak bilinirler. Ensede rastlandıklarında leylek ısırığı olarak adlandırılırlar. Bu lekeler burun ucunda, üst dudaklarda ve vücudun herhangi başka bir yerinde bulunabilirler. Genellikle pembe ve düzdürler. Melek öpücükleri genellikle 2 yaşında kaybolurlar, fakat leylek ısırığı genellikle erişkin yaşa kadar kalırlar. Bu lekeler zararsızdır ve tedavi edilmelerine gerek yoktur.

Sivilcelerimden Nasil Kurtulabilirim

11:18 zaman: 11:18

Farklı türdeki sivilcelerin tedavisi için pek çok seçenek var. Nasıl mı?

Farklı türdeki sivilcelerin tedavisi için pek çok seçenek var. Uygun tedaviyle başarılı sonuç alabilmek mümkün.

Ergenlik çağına giren gençlerin ortak sorunu sivilcelerdir. Ergenliğin doğal sonuçlarından biri olan sivilcelerin önüne geçebilmek için doğru bakımı uygulamak ve akneleri sıkmamak gerekiyor. Anadolu Sağlık Merkezi’nden cilt hastalıkları uzmanı Dr. Mehmet Coşkun Acay, ergenlik sivilceleri ve korunma yolları ile ilgili bilgi verdi.

Sivilce nedir? Nasıl oluşur?

'Sivilce' adıyla bildiğimiz akne, en sık rastlanan cilt problemlerindendir. Tüm populasyonun yüzde 60’ının hayatının bir döneminde akne görülebilir. Bunların yüzde 5’i ise tedaviye dirençli ya da zor tedavi edilebilen akne olabilir. Akne, derimizde bulunan yağ bezlerinin bir hastalığıdır. Normalde, bu bezlerin salgıladığı yağın deri yüzeyine çıkarak atılması gerekir. Ancak ergenlik döneminde yağ bezi daha fazla yağ salgılar. Bu yağın deri yüzeyine geçişini sağlayan kanal da yoğunlaşmış bir yağ kütlesi nedeniyle tıkanır.

Neden bazı ciltlerde daha fazla olur?

Yağlı ciltlerde ve kalıtımsal olarak bazı bireylerde akne eğilimi artar.

Ergenlikte sivilcelerin ne kadarını normal saymalı, hangi koşullarda bir uzmana başvurmalı?
Akne, ister hafif ister ciddi olsun mutlaka hekimin vereceği bilgiler doğrultusunda kontrollü biçimde tedavi edilmelidir. Unutmayın ki tedavi edilemeyecek akne yoktur. Ancak farklı türde ve şiddette aknenin tedavisi için farklı seçenekler vardır ve tedavinin başarılı olabilmesi için uygun olanının seçilmesi esastır. Bu nedenle hekiminizin önerilerine sıkı sıkıya uymak gerekir.

Sivilceleri engellemek için ergenlerin yapabilecekleri bir şeyler var mı?
Cilt temizliği başta gelen unsurdur. Hatalı kozmetik ürünlerden kaçınmak, deri tipine uygun kozmetik seçimi önemlidir.

Sivilceyi koparmayın

Sivilceler bir kere çıktıktan sonra gençler nelere dikkat etmeli?
Günde iki kez su ve uygun ürünle yüz yıkamaya dikkat etmek, yüz kozmetiklerinin seçimine dikkat etmek, sivilceyi koparmaktan kaçınmak, uygun güneş ürünlerini kullanmak gerekir.

Depresyona yol açabilir

Aileye düşen görevler nelerdir?
Çocuklarının tedavi protokollerine uyumunu sağlamak, şiddetli akne olgularında yüzde 10 depresyon eğilimi gözlenebildiğinden psikolojik destek vermek, sivilcelerle oynamanın engellenmesi ailelere düşen görevlerdir.

Belge Türk Merkezi

10:49 zaman: 10:49

Aranan dosyaların bulunamadığı evrak depoları ve tozlu arşivler tarihe karışıyor. Bunun yerine tıpkı arama motoru Google gibi tek tık'la yıllar öncesine ait her türlü yazılı evrak ve belgeye ulaşılabilecek bir sistem hazırlanıyor.

1 Ocak 2008 tarihinden itibaren başlatılacak projenin mimarı Teknoloji Holding.

Sisteme BelgeTurk Merkezî Kayıt Kuruluşu (MKK) ismi verildi. Benzer bir sistem AB ülkelerinde 20 yıldır kullanılıyor. Sistemin AB'ye 243 milyar Euro tasarruf sağladığı belirtiliyor.

DEVLET KURUMLARI TERCİH EDECEK

Teknoloji Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emin Hitay, MKK'nın en çok devlet kurumları ve işletmeler tarafından tercih edileceğini söylüyor.

Yeni uygulama sayesinde, fiziksel ortamda, kâğıt üzerinde yapılan, teklif, sipariş, kontrat, fatura, irsaliye/irsaliyeli fatura ve dekont gibi tüm 'resmî işlemleri', elektronik ortamda, geçerli ve güvenli şekilde 'e-belge' olarak düzenlenebilecek.

YILDA 40 BİN TON KAĞIT TASARRUFU

Kâğıt tüketimini asgari seviyeye indirecek proje hakkında bilgi veren Emin Hitay, Avrupa ülkelerinde e-belge yönetimi ile yılda 20 milyar yaprak, 40 bin ton kâğıt tasarrufu sağlandığını, 12 ila 16 milyon ağacın kurtarıldığını ifade ediyor.

BelgeTurk ile Türkiye'de de benzer tasarruf oranlarının yakalanabileceğini kaydeden Hitay, sistem için 4 milyon Euro yatırım yaptıklarını açıkladı. Bilgi teknolojileri alanında yeni bir pazar oluşturacak BelgeTurk için 2008'de net bir ciro hedefi öngörmediklerini ifade eden Hitay, şirketin iş ortakları arasında, ERP sistem sağlayıcıları, elektronik imza servis sağlayıcıları (ESHS), bankalar, internet servis sağlayıcıları (ISP) bulunduğunu dile getiriyor. Söz konusu hizmetler, elektronik posta, web siteleri, internet bankacılığı ve cep telefonu üzerinden müşteriye sunulacak.

Tarihimizdeki bazı ‘ilkler’....

12:53 zaman: 12:53

Kafa kâğıdımız 1863’ten beri var
Türkiye’de ilk nüfus cüzdanı 1863-64’te yapılan sayımdan sonra verildi. ‘Osmanlı tezkiresi’ denilen bu ‘nüfus hüviyet’ cüzdanları çizgili, düz bir kâğıt belge niteliğindeydi.

Gecekondu rezaleti 1945’ten beri var

Belediyelerden izinsiz, bir gecede kurulup çatılıveren evcikler olan gecekondular, Türkiye’de ilk kez 1945 yılında görüldü.

İlk iftar topu, III. Mustafa döneminde atıldı

İftar ve imsak zamanında Rumelihisarı Muvakkithanesi önünde birer kez top atılması, Sultan III. Mustafa döneminde (1757-1774) uygulanmıştı. Sonraları Yedikule’de de birer kez top atılması âdet oldu.

İlk şampiyon Galatasaray

Tarihimizde ilk Türkiye Kupası karşılaşması şampiyonu Galatasaray futbol takımı. Şampiyonluk karşılaşmalarının sonunda Galatasaray, Fenerbahçe’yi üst üste 2-1, 2-1 yenerek 1962-1963 döneminde ilk kez düzenlenen Türkiye Kupası’nı almıştı.

İlk göz ağrımız ‘Anadol’

Türkiye’de ilk otomobil yapımı 1959 yılında gerçekleşti. İlk Türk otomobili de Anadol markasıyla 1966 yılında satılıp kullanılmaya başlandı. Bundan önce ‘Devrim’ adlı bir otomobil, Eskişehir’de yapılsa da denenip üretiminden vazgeçildi.

1940’tan beri dolmuşa biniyoruz

Türkiye’de dolmuşçuluk ilk kez İstanbul’da 1940-1941 yılında başladı. II. Dünya Savaşı sırasında dışarıdan taşıt alınamayınca İstanbul şoförleri ‘dolmuş’ yoluyla yolcu taşımaya başladı.

1872’den beri grevdeyiz!

Türkiye’de ilk grevler 1872 yılında başladı.

İlk devalüasyon 1946’da

Türkiye’de ilk devalüasyon olayı, 7 Eylül 1946 yılında yaşandı.

Çikolatanın tadı 1924’ten beri damaklarda

Ülkemizde ilk çikolata fabrikası 1924 yılında İstanbul’da çalışmaya başladı. Avrupa’ya ilk kez İspanyollar aracılığıyla giren çikolata, fabrika kurulmadan önce Türkiye’ye dışarıdan gelirdi.

El Bakımının Püf Noktaları Ellerinize Özen Gösterin

22:15 zaman: 22:15

El yaşlılığı vücudun diğer kısımlarından önce fark edilir. Bu yüzden ellerin yaşlanmasını bakımla engellemek gerekir. Evde kullanılan temizleyiciler ve güneş, soğuk, yağmur, deniz gibi etkenler ellerin yıpranmasına sebep olur. Ellerinize evde hazırlayacağınız bu formüllerle ihtiyacı olan bakımı yapabilirsiniz...

Peeling
1adet yumurta sarısı 1 tatlı kaşığı bal Kepek unu (alabildiği kadar)
Uygulama: Yumurta sarısı ve bala, alabildiği kadar kepek unu karıştırıp, ellerinizi ovun.

Terlemeyi önlemek için
1 bardak su 1 bardak alkol
Uygulama: Su ve alkol karışımlı sıvıya ellerinizi batırıp çıkarın.

Ev yapımı el kremi
4 çorba kaşığı gliserin 1 orta bardak çay 4 çorba kaşığı mısır nişastası 3 damla gül yağı özü
Uygulama: Gliserin ve mısır nişastasını karıştırın. Benmari usulüyle kalınlaşıncaya kadar ısıtın. Soğuduktan sonra gül yağı da ilave edip, kavanozda muhafaza edin. Masaj yapıldığında sonuç mükemmeldir.

Kurban Nasıl Kesilir? Kurban Keserken Nelere Dikkat Edilmelidir

23:46 zaman: 23:46

Kurban bayramlarında dikkatimi çeken bazı noktalar oluyor. Mesela toplu kesimlerde yapılması gerekenlerin tam yapılamadığını fark ediyorum.
Halbuki kurban kesimi konusu son derece önemli ve dikkat edilmesi gereken bir konu. Kimse kestiği kurbanın kabul olmamasını istemez. Gerçi önemli olan niyet fakat yinede gözden kaçırılmaması gereken bazı önemli noktalar var. Yaklaşan kurban bayramı münasebetiyle bazı önemli noktaları din kardeşlerime hatırlatmak istedim.

Kurban, kelime anlamı ile yakınlaşma demektir. Buradan hareketle, kurban kesmek; Allah’a yakınlaşma gayesiyle, O’nun verdiği mallardan, kurban edilmesi mümkün olan birini, yine O’nun rızası için boğazlamak demektir.



Kimler kurban kesmelidir?
Kısaca hali vakti yerinde olanlar, yani zenginler kurban keserler. Bunun ölçüsü ise temel ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra, kendisini zengin kılacak kadar malı mülkü bulunmaktır. Böyle olan malın mülkün üzerinden, zekatta olduğu gibi bir yıl geçmesi de gerekmez.

Kadın kurban kestirebilir mi?
Bir önceki soruya verdiğimiz cevaptan da anlaşılacağı üzere, Hanefilere göre kadının da kendi malı mülkü, altını ya da parası varsa onun da kurban kesmesi gerekir. Hatta kadın evi bakmakla yükümlü olmadığı için, onun temel ihtiyaçlarını karşılayacak parasının bulunması aranmaz. Çünkü onları zaten erkek karşılayacaktır. Öyleyse zengin olan kadın kurban keser, ya da vekalet vererek kestirir.

Kurban ne zaman kesilir?
Vacip olan kurban, kurban bayramının birinci, ikinci ve üçüncü yani, Zilhicce ayının onuncu, on birinci ve on ikinci günlerinde kesilir. Güzel olan, kurbanların gündüzleri kesilmesidir. kurban Bayramın birinci günü kesmek ise daha faziletlidir. Diğer kurbanlarda ise herhangi bir vakit söz konusu değildir

Bir kurbana kaç kişi ortak olur?
Büyük baş hayvanlara birden yedi kişiye kadar ortak olabilir. Hayvan kurban olacak yaşta ve özelliklerde bulunduktan sonra, etinin az ya da çok olması, ortak sayısını belirlemez. Küçük ve eti az olsa dahi büyük baş hayvanlara yedi ortak olabilir. “Bu kurban ancak beş kişilik, ya da üç kişilik olur” gibi ifadeler, kişi başına gelecek etin belli bir miktarda olmasını anlatmak için söylenir. Yoksa büyük baş bir hayvan kurban olma özelliklerini taşıdıktan sonra ona yedi kişi ortak olabilir.

Kurbanlık hayvanlardan hangileri ortak olarak kesilebilir?
Büyük baş hayvanlara birden yediye kadar ortak olunabilir. Küçük baş hayvanlardan ise ancak bir kurban olur.

Kurban keserken nelere dikkat edilmelidir?
1. kurban keserken özellikle hayvana sıkıntı vermemeye dikkat etmelidir. Şehirlerde gördüğümüz ve hayvanların itilip kakılarak, dövülerek kurban edilmesi vahşiliktir, İslam ahlakına sığmaz: böyle eziyet eden insanlar sanki on günah işlemiş iki sevap almış gibidirler.

Bu kadar günah almaktansa sevabı terk etmek daha iyidir. Müslümanlar kurban keserken hayvana nasıl şefkatle davranılacağını gösterme şansı yakalarlar. Bu şansı kaçırmamalı ve müslümanın merhametini ve diğerlerinden farkını göstermelidirler.

2. İkinci önemli mesele, temizlik ve insanları tiksindirmemedir. Şehirlerde gördüğümüz manzaralar, Müslümanlığın belirtileri değildir. Bizden Allah kurban kesmemizi ister, etrafı pisletmemizi değil. Ve Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurur: “Allah her şeyin ihsan ile yapılmasını şart koşmuştur. (İhsan, bir şeyi yapılabileceğinin en güzeliyle yapmaktır).

Öyleyse boğazlarken de ihsan ile boğazlayın, bıçağınızı iyi bileyin ve hayvanınızı rahatlatın”. Bu konuya Müslümanlar çok ama çok dikkat etmeli ve her fırsatta dine ve dindarlara saldırmak isteyenlere fırsat vermemelidirler.

Kurban Nasıl Kesilir

Kurbanlık hayvan incitilmeden kıbleye karşı yatırılır.

Ayakta iken duâsı okunur.

Üç defa "Allâhü ekber, Allâhü ekber lâ ilâhe illellâhü vallâhü ekber, Allâhü ekber ve lillâhilhamd" diye tekbir alınır ve şöyle niyet edilir:

- "Yâ Rabbi! Şu vücûdum sana karşı o kadar hata, o kadar isyân etti ki, affedilebilmem için bu vücûdu sana kurban etmem icabediyor. Fakat sen şerîatınla insan kurban etmeyi haram kıldığından vücûduma bedel olarak bu hayvanı kesiyorum, kabul eyle Yâ Rabbi, Bismillâhi Allâhü ekber." deyip kurban kesilir.

Evlâ olan, kişinin kurbanını kendisi kesmesidir. Ancak, kesmek elinden gelmeyenin, müslüman birini vekil edip yanında durması efdaldir.

Kurbanın eti üçe taksim edilir. Bir parçası kendi ailesine nafaka, ikinci parçası dost ve ahbaba ziyafet, üçüncü parçası da fakirlere sadaka olarak verilir.

(Bilgiler Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Hukuku A.B.D Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Beşer'den alıntıdır)

İş Görüşmesinde Yapılan Hatalar

14:21 zaman: 14:21

İşsizliğin yoğun olduğu ülkemizde hergün binlerce kişi çeşitli yerlerde iş görüşmesine gidip form doldurmakta. Fakat iş aramak zorlu bir süreç ve görüşmelerde yapılan bazı hatalar yüzünden çoğu kişi hüsrana uğruyor ve olumsuz cevaplarla karşı karşıya kalıyor.

Yapılan bu hataların başında başvuru formunda yer alan Yabancı dil kısmına "çok iyi ingilizce biliyorum" yazmaları. Yazanların çoğu ingilizce olarak görüşme teklifinde buz gibi bir duş alıyor ve görüşmelerdede adeta ecel terleri döküyor. Çoğu kişide yazılı sınavdan yine eli boş dönüyor.

Yapılan görüşmelerin genelinde konuşulanların aslında hiçde kafasındaki hayale uymadığını gören aday “Sizin çalışma ortamınız, şirketiniz bana uygun değil. Ben daha farklı bir şey arıyordum” diyor yada düşünüyor, böylece her iki taraf için de zaman ve emek kaybı, aday için ayrıca hayal kırıklığı oluyor.Yine adayların başvuru veya görüşme yapmadan önce şirket hakkında gerekli bilgiyi toplayarak bunun gibi şeylerin önüne geçilmesi gerekiyor.

Sık yapılan hatalardan biride adayın ciddiyetten uzak e-posta adresi kullanması. e-posta adresi işverenin sık tercih ettiği bir iletişim aracı olduğu için önplana çıkan bu konuda ne yazıkki adaylar bu adresleri işverenin dikkate alıp amlayacağına önem vermiyor. İş başvurusunda bulunan adayların kurtkedisi@...net, mavigozlu@...com, deliyurek@...com, kazanova23@...net gibi e-posta adreslerine sahip olması ne kadar ciddiye alınabilir ki ztn.

Önemli konulardan biriside birebir görüşmelerde işveren adayı rahatlatmak için havadan yada trafikten konu açıp sohbet etmesi doğal. Ancak bu durumu abartanlar ve fazlaca rahatlayıp koltuğa yayılarak bacak bacak üstüne atan adayların da şansı pek fazla değil. Yine işverenle yapılan görüşmede nezaketen sorulmuş "birşey içermisiniz" sorusuna umursamaz tavırla "ben bir kahve alıyım, şekerli olsun" gibi cevaplar da düşündürücü. İşverenler adayın put gibi oturmasını beklemiyor ama işe biraz saygılı yaklaşmasını bekliyor.

Öz geçmişte yazılan veya görüşme esnasında doğru olup olmadığı düşünülmeden dikkatsizce sarf edilen bir ifade de işe alım sürecini olumsuz etkilemekte.

Sonuç olarak iş arayan adaylar şöyle bir öneride bulunulabilir: Detaylara dikkat edin, zira işverenler ufak ayrıntılara, saygıya, giyim kıyafete ve tavırlara fazlasıyla önem vermekte, ilk etapta insanı başka türlü tanımak zor çünkü...

Parfüm Nasıl Kullanılır

14:07 zaman: 14:07

Hepimizin sıklıkla kullandığı parfümü de sıkmanın incelikleri varmış. Genelde boynumuza ve üstümüze sıktığımız parmüfü vücudun bazı yerlerine sıkarak daha kalıcı ve etkili olmasını sağlayabiliyormuşuz.

İşte ipuçları;

Parfüm kullanmanın altın kuralı: çok fazla parfüm kullanmayın. Bir odaya gireceğiniz zaman, parfümünüz sizden önce girmesin...

Parfümleri nabzınızın attığı yerlere, yani bileklerinize, boynunuza, göğüslerinizin arasına, kulaklarınızın arkasına, hatta dirsek ve dizlerinizin arkasına, ayak bileklerinize, baldırlarınızın iç kısımlarına sıkınız. Buralarda kanınız derinizin üst kısmına yakın olduğunundan, bu bölgeler daha sıcaktır ve parfümünüzün daha iyi yayılmasını sağlayacaktır.

Parfümü yaklaşık 30 cm. uzaklıktan sıkınız. Estee Lauder tarafından önerilen diğer bir yöntem de, parfümü havaya sıkmak ve oluşan parfüm bulutunun içine girmek...

Ayrıca saçınızı fırçalamadan önce saç fırçanıza bir miktar parfüm sıkın.

Parfümü kıyafetlerinize sıkmayınız. Parfümün içerisindeki yağlar özellikle ipek gibi hassas kumaşlarda lekeye sebep olabilir. Parfümleri sadece vücudunuza, kokunun gelişebileceği yerlere sıkınız. En iyisi, parfümü giyinmeden önce kullanmaktır.

Eau de toilette türü parfümler yaklaşık 4 saat, eau de parfum türleri ise 8 saat kadar üzerinizde kalır (Bir parfümün yağ oranı ne kadar yüksekse, kokusu o kadar kalıcıdır).

Parfümünüzün kokusunun vücudunuzda daha kalıcı olması için, parfümü sürmeden önce aynı markaya ait vücut losyonu, nemlendirici, pudra gibi yan ürünleri kullanın, parfümü bunun üzerine sıkın. Bu ürünlerin içerisindeki yağlar, parfümü tutarak daha kalıcı olmasını sağlar.

Parfümler kuru ve açık renkli ciltlerde daha az kalıcıdır. (Parfümler bu cilt tiplerinde daha uçucu olurlar) Bu yüzden parfümler kuru ciltlerde daha sık tazelenmeli ve yan ürünlerle birlikte kullanılmalıdır.

Parfümü şişesinden parmağınızla sürmeyiniz. Derinizdeki yağ, şişenin içerisine girerek parfümünüzün kokusunun bozulmasına sebep olabilir. Bu yüzden püskürtmeli parfümleri tercih edin ya da bir parça pamuk üzerine döktükten sonra üzerinize uygulayın.

En önemlisi parmüfü öpülmek istediğiniz yerlere sıkın :)

Bayram Namazı Nasıl Kılınır?

09:56 zaman: 09:56

Ramazan Bayramı Namazının Kılınısı Bırıncı Rek'at:

1 ) Cemaat düzgün sıralar halinde imamın arkasında yeralır ve ''Niyet ettim Allah rizası için Ramazan Bayramı namazını kılmaya, uydum imama" diye niyet eder.

2) imam ''Allahü Ekber'' deyip ellerini yukarıya kaldırınca. cemaat de ''Allahü Ekber'' diyerek ellerini yukarıya kaldırıp göbegi altına bağlar.

3) Hem imam, hem de cemaat gizlice ''Sübhaneke''yi okur .Bundan sonra üç kere tekbir alinir. Tekbirlerin alinisi söyledir:

Birinci Tekbir: imam yüksek sesle, cemaat da onun pesinden gizlice ''Allahü Ekber'' diyerek (iftitah tekbirinde oldugu gibi) ellerini yukariya kaldirip sonra asagiya saliverirler. Burada kisa bir süre durulur.

ikinci Tekbir: ikinci defa ''Allahü Ekber'' denilerek eller yukariya kaldirilip yine asagiya saliverilir ve burada da birincide oldugu kadar durulur.

Üçüncü Tekbir: Sonra yine ''Allahü Ekber'' denilerek eller yukariya kaldirilir ve asagiya saliverilmeden baglanir.

4) Bundan sonra imam, gizlice ''Euzü Besmele'', açiktan fatiha ve bir sure okur .(Cemaat bir sey okumaz, imami dinler)

5 ) Rüku ve secdeler yapilarak ayaga (ikinci rek'ata) kalkilir ve eller baglanir .

ikinci Rek'at:

6) imam gizlice Besmele, açiktan da fatiha ve bir sure okur. Sure bitince imam yüksek sesle, cemaat da içinden

(birinci rek'atta oldugu gibi) üç kere daha tekbir alir , üçüncü tekbirden sonra eller baglanmadan, dördüncü tekbir ile rükua varilir,.sonra da secdeler yapilarak oturulur.

7) Oturusta. imam ve cemaat, Ettehiyyatü. Allahümme salli, Allahümme barik ve Rabbena atina... duasini okuyarak önce saga, sonra sola selam verip namazi bitirirler. Namazdan sonra hutbe okunur.

Etkileyici Konusmanın Püf Noktaları

21:49 zaman: 21:49

Konuşma yeteneğimiz kariyerimizi etkileyen önemli noktalardan biri Başarılı olmak için konuşma yeteneğinin gelişmiş olması gerekiyor. Kimse konuşması düzgün ve etkili olamayan bir insanla iletişim haline geçmeyi istemez.

-Konuşma yaparken en temel kural etkileyici ve konuya hakim olmak. Topluluk önünde konuşurken ve karşılıklı konuşma esnasında etkileyiciliğinizi konu hakkında bilginizle pekiştirirseniz istediğiniz etkiyi yaratabilirsiniz.

-Bir de konuşmaya başlarken ortamı biraz olsun yumuşatmak lazım. Oscar Ödül Töreni’ni düşünün. Sahneye ödül vermek için çıkan konuşmacılar genellikle bir anekdotla giriş yaparlar. Siz de öyle yapın. Başınızdan konuyla ilgili geçen bir hikayeyi, ya da gün içinde karşılaştığınız bir durumu paylaşın. İnsanlar hazırlanmış metinden okunan konuşmaları sevmezler.

-Eğer çok gerginseniz derin nefes alın. Ve konuşmanıza başlamadan önce bir parça çikolata ağzınıza atın. Hem gevşemiş olursunuz hem de gerginliğiniz yatışır.

-Prezentasyon esnasında tek bir kişiye bakmayın. Konunun içeriğini anlatırken birinci maddede birine bakıyorsanız, diğerinde bir başka insana doğru anlatın. Böylelikle salondaki insanlarla güven temelli bir iletişim sağlamış olursunuz ve izleyicilerin hepsi konuşmaya dahil olur.

-Görsellik de önemli. Mesajınızın daha kolay insanlara ulaşmasını sağlar. Ama sadece yardımcı bir faktör. Önemli olan ne konuşacağınız.

-Son olarak, konuşma yapacağınız yere erkenden giderek ses sistemini kontrol edebilirsiniz. Nerede konuşma yapacağınızı görmek ve son kontrolleri yapmak konuşma esnasında problem yaşamanızı engeller.

Msn Şifresi Nasıl Çalınır striptiz gülben ergen msn şifre değiştirme facebook youtube porno